Öfke ve Saldırganlık

cocuk_ve_ergen_terapisi/ergen_terapisi_1.jpg

Öfke engelleme ve korku karşısında ortaya çıkan bir tepki olup, köpürme adı verilen aşırı safhasında bilinç bulanıklığına ve davranış bozukluklarına yol açabilir. Belirli bir sınır içinde öfke, karşılaşılan engeli aşmak, hoş olmayan durumdan kurtulmak için gerekli tutum ve davranışta bulunma olanağı sağlar.

Çocuğun öfkelenmesine neden olan engellerin birçoğu, genç yada olgun insan için anlamsız gelebilir. İstediğini elde edemeyen ya da oynanması engellenen çocuk, öfkeden bağırıp, çağırıp, tepinebilir. Bu durum büyükler için anlamsız olabilir. Oysa çocukluk ve gençlik çağında, belirli engeller karşısında öfkelenmek kişiliğin korunması, saygınlık kazanması ve bu saygınlığın sürdürülmesi açısından pekiştirici, yapıcı yönde rol oynar.

Saldırganlık, öfkenin dışa yansıyan şeklidir. Kişi kendi gerçeklerini tanımadan, gereksiz amaç ve beklentiler içinde olursa bunların gerçekleşmediği durumlarda, kendince engel olarak gördüğü nesne ve kişilere karşı saldırgan olur. Freud saldırganlığı önce, doğuştan gelen, bütün canlılarda ortak olan, öğrenmeyle değişmeyen, evrensel bir iç güdü olarak düşünmüş ve cinsel içgüdüye bağlı olduğunu kabul etmiştir. Saldırganlık küçük çocuklarda normal bir tepki biçimidir. Çocuğun güvenlik, mutluluk yada başka bir gereksiniminin şekil değiştirerek başka bir biçimde ortaya çıkmasıdır. Saldırganlığı kişisel bir yaralanmanın bir başka şekilde sonuçlanması olarak tanımlayabiliriz. Bu yaralanma sonucu çocuğun akranlarına vurması, ısırması, eşyaları fırlatması, tekmelemesi, tükürmesi ve zarar vermeyi amaçlayan tehditler şeklinde sözel saldırılarda bulunması söz konusudur. Sürekli ve aşırı biçimde saldırgan olan çocuk sinirli, anlaşılmaz, eyleme hazır ve aşırı geçimsizdir. İlişkileri gergin ve sürtüşmelidir. Hemen parlar ve kavgaya hazırdır. Durmadan kuralları çiğner ve ceza görür. Bu çocuklar cezadan etkilenmez yada kısa süreli etkilenmiş gibi görünürler. Olağan anlaşmazlıkları bile bilek gücüyle çözmeye çalışırlar. Tepkileri ölçüsüz ve durumla orantısızdır. Öfkesini yenemez ve hep kendini haklı çıkarmaya çalışır. Bu çocuklar evde okulda sürekli sorun yaratırlar ve yetişkinlerle sürekli çatışma içindedirler. Genellikle erkek çocuklar daha saldırgandır.Genellikle erkek çocuklar, anlaşmazlıklarına kavga ile çözüm yolu ararlar.Kız çocuklar ise ağız tartışmasını yeğlerler.Kız ve erkek çocukta erkeklerin yapısal gücüde saldırganlık açısından ayrımı ortaya koymaktadır.

Nedenleri;

  • Ciddi uyum ve davranış bozukluklarında görülen saldırganlık sıklıkla, zeka geriliğinin veya psikolojik bir reaksiyonun bir semptomu olabilir.
  • Beyin zarı iltihabı, beyin zedelenmesi gibi fizyolojik sorunlar sonucunda görülebilir.
  • Saldırgan davranışların ebeveynler tarafından ödüllendirilmesi, çocuğun yetişkinlerden katı ceza, anlayışsızlık ve yetersiz sevgi görmesi,
  • Tv ve kitle iletişimim araçlarının olumsuz etkisi,ana-babanın,çocukla aralarındaki iletişimin iyi olmaması, çocuğun ana-babasından dayak yemesi gibi durumlarda saldırgan davranışlar görülebilir.